|
|
| Sungate Port Royal Rezaleti |
14 Şubat Sungate Port Royal Antalya Kâbusu
Tatil keyfimi zehir eden bu sözde 7 yıldızlı! otel hakkındaki yazımı dikkate almadan bu otele gitmeyin!
http://www.sungatehotels.org/
Sungate Portta Kıl çıkarsa şaşırmayın.
Özürler havada uçuşuyor olmasına rağmen tatilimiz rezil olmuştu. Günlerce çalışıp sevgilinizle böyle bir şey yaşamak isterseniz Sungate Port Royal tam size göre bir yer! |
| Yapay vajina cinsel hazzı etkiler mi? |
Akdeniz Üniversitesi’nde 9 kadına ince bağırsaktan vajina yapan Doç. Dr. Ömer Özkan, “Bu yöntem idealdir, hazzı etkilemez, 6 ay sonra vajina normal vajinadan farksızdır” derken, Doç Dr. Süleyman Akhan, “Tehlikeleri vardır ve orgazm daha az olur” dedi.
İSTANBUL - Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde vajinası olmayan 5’i evli, 9 kadına ince bağırsaklarından yapay vajina yapıldı. Daha önce bacak veya kalça derisiyle gerçekleştirilen yapay vajinanın son yıllarda ince bağırsaklardan yapılması etkinlik ve yan etkiler açısından tartışma yarattı. Ameliyatları gerçekleştiren Doç. Dr. Ömer Özkan, ince bağırsaktan yapay vajinanın en avantajlı yöntem olduğunu ve hasta konforunu artırdığını söyledi. İstanbul Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Süleyman Akhan ise yöntemin karın ağrısı, koku, salgıların taşlaşması ve kanser gibi dezavantajları olduğunu söyledi
3-5 BİNDE BİR GÖRÜLÜYOR
Doğuştan vajinanın olmaması diye tanımlanan ‘Vaginal Agenezi’, 3-5 bin doğumdan birinde görülen nadir bir sorun. Nedeni çok iyi bilinmiyor. Tamamen kadın görünümüne ve genetiğine sahip olan hastada vajina kanalı, vajina ve bazen de vajina ile birlikte rahim de gelişmiyor. Dış görünüş tamamen normal olduğu için sorun, ergenlik çağına gelinceye kadar fark edilmiyor. Sorun adet göremeyen ve karın ağrıları çeken kadınların doktora başvurmasıyla ya da cinsel ilişkiye girememekle ortaya çıkıyor.
AMELİYATTAN 6 AY SONRA NORMALİNİ ARATMIYOR
Yapay vajina operasyonları iki tip hastaya uygulanıyor, doğuştan vajinası olmayanlara ve transseksüellere... Bu operasyonlarda değişik yöntemler kullanılıyor. Yapay vajinanın daha çok deri yaması ve kalın bağırsaktan yapıldığını belirten ve 9 kadına ince bağırsaklarından aldığı parçayla yapay vajina yapan Plastik ve Rekonstüriktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Özkan, yöntemin diğer tekniklere birçok üstünlüğü olduğunu söylüyor.
Bu yöntemlerin fazla iz bırakması ve derinin vajinadan farklı olması gibi dezavantajları bulunduğunu belirten Doç. Özkan, “Kalın bağırsak kısa bir organ, bir kısmını vajina için kullanırsak, sindirim sisteminde sorun olabiliyor. Oysa 3 metre uzunluğundaki ince bağırsaktan 20 santimetrelik bir bölüm alırsak önemli bir sorun olmuyor. Operasyonun mikrocerrahi operasyonu olması gerekiyor. Mikrocerrahi zor bir teknik olduğu için, ince bağırsak ameliyatı tercih edilmiyor ama diğer yöntemlere göre çok sayıda üstünlüğü var. Sindirim sistemiyle ilgili sorunlar yok denecek kadar az görülüyor, vajinaya daha çok benziyor, doğala en yakın görünüm elde ediliyor ve altı ay sonra yapay vajinanın normalden hiçbir farkı kalmıyor” şeklinde konuşuyor.
CİNSEL HAZZI ETKİLEMİYOR
Şu ana kadar ameliyat ettiği kadınlardan beşinin evli olduğunu söyleyen ve ameliyatlardan başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Doç. Özkan, “cinsel hazza nasıl bir etkisi olur?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:
“Kadınlar cinsel hazzı daha çok klitoristen aldıkları için his yönünden herhangi bir sıkıntıları olmaz. Ama görünüm ve fonksiyonellik bakımından ince bağırsak daha doğal görünüyor. Kadında rahim varsa adet de olur, çocuk sahibi de. Hasta 15 günde iyileşip taburcu oluyor ve hayat boyu protez veya yağlandırıcı kullanmasına da gerek kalmıyor.”
PSİKOLOJİK OLARAK RAHATLATIYOR
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Arzu Çağdaş ise vajinanın olmamasının kadının yaşam konforunu olumsuz etkileyeceğini belirtiyor ve sorunun mutlaka giderilmesi gerektiğinin altını çiziyor:
“Bu kadınların cinsel hayatları olmuyor, çoğunun rahimleri ve yumurtalıkları da olmadığı için büyük çoğunluğunda kısırlık sorunları da oluyor. Cinsel hayatın olmaması ise çok önemli ve büyük bir problem. Yapay vajina ile bu kadınların aktif cinsel yaşamlarının olmasını sağlıyoruz. Yani kadın doğuramazsa bile psikolojik olarak kendisini daha iyi hissediyor. Bu hastaların yapay vajina ile sağlıklarına kavuşturulmaları, bunun için de ne gerekiyorsa onun yapılması en mantıklı seçenek.”
SAKINCALARI VAR
İstanbul Tıp Fakültesi’nden Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Akhan ise vaginal agenezide, ameliyatsız tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini, sözkonusu yöntemin sakıncalarının olduğunu söylüyor.
“Burada sorgulanması gereken bir vajina için bu ameliyatların gerekip gerekmediği. Bu konu 2004 yılındaki Dünya Pediatrik Adolosan Jinekoloji Kongresi’nde çok tartışıldı. Kongrede İtalya’dan bir grup bu cerrahiyle ilgili 21 vakalık sunum yaptı. Vakalar incelendi ve çıkan sonuç bu cerrahinin küçük yaşlardaki kız çocuklarına uygulanmaması yönünde oldu. Küçük yaştaki bir kızın bir vajinaya ne kadar ihtiyaç duyabileceği tartışıldı.”
AMELİYATA GEREK KALMADAN DA YAPILABİLİR“
20 yaş altındakilerde ameliyat uygulanmaz. Dışarıdan aparatifilerle, özel tekniklerle ve egzersizlerle tedavi yapılır. 20 yaş üzerindekilerde ise hem hastayla hem de eşiyle ameliyat seçeneği tartışılır ve hastanın eğilimlerine ve bulgularına göre karar verilir. Ayrıca bağırsaktan doku almadan ve ameliyata gerek kalmadan da çok güzel bir vajina yapabilirsiniz. Ama yöntem ne olursa olsun, kadınlar genelde klitoristen haz aldıkları ve klitoral orgazm oldukları için yapay vajina cinsel hazzı etkilemez. 2005 yılındaki bir çalışmada, yapay vajinalı kadınların orgazmlarının biraz daha az olduğu, ancak yine de tatmin olabildikleri ortaya çıkmış.”
AĞRI, KOKU VE KANSER RİSKİ
İnce bağırsak yönteminde en önemli üstünlüğün yapay vajinanın kapanmaması olduğunu söyleyen Doç. Akhan, bu ameliyatların dezavantajlarını ise şöyle sıralıyor: “Bağırsak ameliyatlarında tek sorun organ kaybı değildir, her şeyden önce ameliyat da bir komplikasyon riski taşır. Birincisi; ameliyattan sonraki dönemlerde kramp tarzında karın ağrıları olabilir, bu durum yüzde 10 ile 15 vakada görülür. İkincisi buraya konulan bağırsak olduğu için koku yapar, bir de kadın vajinasına iyi bakamaz, hijyene dikkat etmezse oradaki salgılar taşlaşabilir ve çok nadir olmakla birlikte kanser gelişebilir. Çünkü ait olmayan bir dokuyu oraya koyuyorsunuz ve doku orada bir takım travmalara maruz kalıyor.”
|
| Sigara seksi midir? |
Seksolog Akif Poroy:
Sigara seksi değildir, yıllarca Hollywood filmleri kanalıyla yapılan gizli reklam sonucu sigarayı seksi zannettik. 'Orgazm sigarası' diye bir şey yoktur.
Vücut seksten sonra gerçekten sigara ister mi yoksa bu bir alışkanlık mı?
İnsan fizyolojisi içinde 'nikotin istemi' diye bir şey bulunmaz. Cinsellikle sigara içiminin hiçbir alakası yok. İnsan fizyolojisinde böyle bir gereksinim yoktur. Tiryakilerde, doyum sonrası ya da doyumsuzluktan sonra içme isteği olamaz. Orgazm sigarasının tek anlamı alışkanlıktır.
Neden bazılarına sigara, seksi gelir?
O kişiler reklamların etkisi altında kaldıklarını artık kabul etsinler. Çok da haksız değiller. Yıllarca seksi imajı, Hollywood kanalıyla sigaraya bağlandı. Bunun adı gizli reklamdır; Humphrey Bogart ve Rita Hayworth ellerinde sigara ile bu imajı oturttular. Gizli reklamın etkisinden sıyrılmak gerekir.
Sigaranın seks üzerinde etkisi var mı?
Evet, var. Özellikle erkekte penis atar ve kılcal damarlarının tıkanmasına, dolayısıyla iktidarsızlık sorununa neden olur. Paket paket sigara içen erkekler bilsinler ki bir gün seks güçleri bu nedenle azalacak, hatta belki de kalmayacak.
Eğer bir tiryaki sigarayı bıraktığı halde seksten sonra canı sigara istiyorsa, elektronik sigara önerir misiniz?
Bence sigarayı bırakmak için hangi yöntem kolaysa onu kullansınlar. Elektronik sigara ile bu alışkanlığı bırakmaları zor olabilir. Bence önce akupunkturu denesinler. Sigara tamamen kötü bir alışkanlık, bundan kurtulmak için her yol mübahtır.
Çiftlerden biri sigara içme konusunda inat ediyor, diğeri rahatsız oluyorsa ne önerirsiniz?
Bağımlı kişiler bir noktada mantıklarını yitirebilirler. Çünkü bağımlılık, mantığın geri plana itilmesine neden olur. O nedenle karşı tarafın tahammüllü olması gerekli, ama bence bunun sınırlarını çizip, kendi sağlığını tehlikeye atmadan tahammül göstermesi önemli.
Uzman Psikolog Meliha Karayay:
Sigara bağımlıları, seksten sonra sigara içerek seksten aldıkları keyfi uzatmak isteyebilir. Onlar için sigara içen biri seksi hatırlatır. Sigara, bağımlılar için seksidir.
Vücut seksten sonra gerçekten sigara ister mi yoksa bu bir alışkanlık mı?
Sigara, insanların daha çok mutluluk aradıkları dönemde tercih edilen keyif verici maddedir. Kişi eğer tatmin edici güzel bir cinsellik yaşadıysa, vücutta salgılanacak mutluluk hormonunu bu maddelerle pekiştirmek isteyebilir. Bu bir ihtiyaç değildir ama keyfi artırmak için bir destektir. Sigara cinsel keyfi çağrıştırır ve kişi, o zevkin sürmesi için bir sigara yakmak isteyebilir.
Neden bazılarına sigara, seksi gelir?
Seksten sonra ya da önce sigara içenler, sigara ile cinsellik arasında bir çağrışım yaratırlar. Sigara içen birini gördüklerinde de seksi bulurlar, çünkü seksin mutluluk anı akıllarına gelir. Alışkanlığı olan kişiler için sigara, seksi olarak algılanabilir. Sigara bağımlılığı olmayan biri içinse bu tanımlama saçmadır.
Sigaranın seks üzerinde etkisi var mı?
Ereksiyonun sağlanmasında, sürmesinde ve sonlanmasında gerçekten olumsuz bir etkisi vardır. Yalnızca erkeklerin cinselliğini olumsuz etkilemez, kadınlarda da belli bir süre sonra istek azalmasına yol açar.
Eğer bir tiryaki sigarayı bıraktığı halde seksten sonra canı sigara istiyorsa, elektronik sigara önerir misiniz?
Elektronik de olsa sigara içiyorsanız yine aynı pekiştiriciyi kullanıyorsunuz demektir. Sigarayı, keyifle eşleştirenlere önerim, bu alışkanlıktan kurtulmak için terapi görmeleri; dört günlük bir çalışma ile bu sorunu halledebilirsiniz, başka başka sigaralar içmenize de gerek yok.
Çiftlerden biri sigara içme konusunda inat ediyor, diğeri rahatsız oluyorsa ne önerirsiniz?
Bir orta nokta bulunmalı. Sigara; çiftlerden biri içmiyorsa, diğer tarafın uyarımını engelleyebilir. Bazıları, 'Ağız kokusunu hissettim ve o an bütün uyarılmam bitti,' diye anlatırlar, üstelik bu doğrudur. Bu erkekler için daha da tehlikelidir, tekrar tekrar aynı durum yaşanırsa yerleşebilir. Eşler, ilişkiyi engelleyecek bu tarz noktalarda dikkatli olmalılar.
|
| Hamilelikte Saç Dökülmesi Ve Hamilelikte Vitaminler |
Gebelikte Saç Dökülmesi
Normal saç döngüsünde saçların %90’ı büyürken, %10’u dinlenme dönemine geçer. Her iki - üç ayda bir, dinlenme dönemindeki saçlar dökülerek, yeni çıkan saçlara yer açar.
Gebelik döneminde östrojen hormonuna bağlı olarak, bu saç döngüsünde değişiklik olur. Çok sayıda saç teli dinlenme dönemine geçer ve doğumdan sonra da bu saçlar dökülür. Ancak bu durum, kalıcı saç kaybına veya kelliğe yol açmaz; geçici olup doğumdan sonra düzelmeye başlar.
Genellikle östrojen hormonunun etkisiyle gebelikte saç büyümesi hızlanır, saçlar gürleşir ve kalınlaşır. Gebeliğe bağlı saç dökülmesi, çoğunlukla doğumdan 3-4 ay sonra görülür. 1-5 ay sürer. Doğumdan sonra 15 ay devam edebilir.
Saç dökülmesi düşük, ölü doğum ve doğum kontrol haplarının kullanılması veya bırakılması gibi östrojen seviyesinde değişiklik yapan durumlarda da görülür. Vitamin ve mineral alımında yetersizlik, tiroid hastalıkları, tansiyon yüksekliği de saç dökülmesine neden olur.
Saç kaybını önlemek için;
* Gebelik sırasında ve doğum sonrasında sıkı toka takmayın.
* Bol miktarda meyve ve sebze yemeye özen gösterin.
* Biotin ve silika içeren şampuanlar kullanın.
* Saçı, saç kurutma makinesinde sıcak hava ile kurutmayın.
* Saçı ıslakken, yumuşak fırçalarla tarayın.
* Diyetinizde B kompleks vitaminleri, çinko, E ve C vitaminleri ve biotin almaya dikkat edin.
* Hormon dengenizi korumak için doktorunuzla görüşün.
|
| Benzin istasyonunda 'anlamlı' kutlama! |
Benzin istasyonunda'anlamlı' kutlama!
Türkiye'de bu yıl ikincisi kutlanan 'Dünya Orgazm Günü' kapsamında mankenler, bir akaryakıt istasyonunda cinsel destek hapı dağıttı; şaşırtan haplar kapışıldı!

HALUK ATALAY İstanbul
Manken Çiğdem Deveci ile Kübra Kürklü, 22 Aralık Dünya Orgazm Günü etkinlikleri kapsamında bir akaryakıt istasyonunda "cinsel destek" hapı dağıttı.
"Barış için orgazm olun" çağrısı yapan Amerikalı iki barış gönüllüsü Donna Sheehan (76) ile Paul Reffel (55), savaşları durdurmak için 22 Aralık'ı "Dünya Orgazm Günü" ilan ederek, herkesin evlerinde kalıp seks yapmasını istemişti. Geçtiğimiz yıl Türkiye'de ilki kutlanan "Dünya Orgazm Günü" kapsamında bu yıl da bir dizi etkinlik düzenlendi.
Daha barışçıl olmak için
Doğal cinsel destek ürünü Grinex Capsule'nin ithalatçısı Can Gıda, Okmeydanı'ndaki bir akaryakıt istasyonunda vatandaşlara uyarıcı hap dağıttı.
Manken Çiğdem Deveci ile Kübra Kürklü'nün dağıttığı Grinex Capsule'ler sürücüler tarafından kapışıldı.
22 Aralık'ı Dünya Orgazm Günü ilan eden ABD'li barış gönüllülerine destek verdiklerini ve bu günü kutladıklarını belirten ilacı ithal eden firmanın sahibi Can Yümlü, aşk enerjisinin doğru kullanılması halinde insanların daha barışçıl oldukları yönünde araştırmalar olduğunu söyledi.
Yümlü, doğal bitkilerden yapılan kapsülleri 18-80 yaş dilimi arasındaki herkesin kullanabileceğini belirtti.
|
| Vajinismus ÖZEL |
Vajinismus (Vaginismus)
Vajinanın kas dokusunun 1/3 dış kısmına ait kas grubunun cinsel birleşmeyi önleyecek düzeyde devamlı olarak ya da belli aralıklarla tekrarlayarak , kişinin isteği dışında kasılması durumudur. Bu durum kişide önemli bir gerilime ya da karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açar. Vajinismus kadınlarda en sık gördüğümüz cinsel işlev bozukluğudur. Ülkemizde ve Uzak Doğu ülkelerinde vaginismus, Batı ülkelerinden çok daha fazla yaşanmaktadır. Her 100 kadından ikisinde bu soruna rastlanmaktadır.
Vaginismus (cinsel ilişkiye girememe) nasıl oluşur?
Vajinismusun başlıca özelliği vajinaya giriş denendiğinde, vajinanın dış üçte birini çevreleyen kaslarda yineleyici ya da sürekli bir biçimde istemsiz kasılmalar olmasıdır. Vajinaya giriş çıkışı engelleyen, cinsel birleşmeye olanak vermeyen bu kasılmayı kadın kendisi yapmaz ve kendi isteği ile de geçiremez. Vajina girişindeki kasılmaya, sıklıkla tüm bedendeki kasılmalar, bacakların kapanması, korku, kaçınma tepkisi, girişin olamayacağı inancı eşlik eder. Vajinismusu olan kadınların çoğu, kendi cinsel organlarında bir anormallik olduğuna, vajinanın ya da kızlık zarının bir duvar oluşturduğuna, oraya herhangi bir şeyin girmesinin olanaksız olduğuna inanırlar. Bazı kadınlarda bulantı, kusma, fenalık hissi, bayılma, kollarda veya bacaklarda titremeler, çarpıntı, terleme, ağlama da kasılmaya eşlik edebilir.Hatta bazı kadınlarda cinsel birleşme olmadan, cinsel aktivite olacağı düşüncesi bile bu durumu oluşturabilmektedir. Kişide cinsel birleşme olmadan cinsel istek ve orgazm belirtileri normal olarak devam edebilmektedir.
Vajinizmus sebepleri nedir?
Ülkemizde oldukça sık rastlanan bu hastalığın genellikle psikolojik olduğu ifade edilmektedir.Ayrıca cinsel eğitimsizliğin, kadınların kendi cinsel organlarını tanımamalarının, bekaret kavramına verilen abartılı önemin, cinsel deneyimin aşamalı gelişmeyip doğrudan cinsel birleşme ile başlamasının, genel cinsellik anlayışımızdaki tabuların rolü olduğu söylenmektedir. Daha çok eğitimli ve sosyoekonomik düzeyi yüksek kişilerde görüldüğü yolunda yayınlar bulunmaktadır. Daha önce herhangi bir sebeple ameliyat edilenlerde ya da bedensel travma geçirip yaralananlarda daha sonraları cinsel ilişki ile bu durumun oluşabildiği gözlenmiştir.Vaginismuslu hastaların bilinç altında cinsellikle ilgili bir korku olduğu bilinmektedir. Bu korkunun nedenleri:
Ø Yetişme çağındaki kızların cinsellik konusunda yanlış bilgilendirilmesi,
Ø Cinsel taciz veya tecavüz,
Ø Hamile kalma korkusu,
Ø İlk ilişkiye girme korkusu ve ilk ilişkinin ağrılı olması,
Ø Cinselliğin kadınlar için zarar verici olduğu düşüncesi,
Ø Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir ağrı duyulacağının sanılmasıdır.
Vaginizmus kadının aile yaşantısını nasıl etkiler?
Vajinizmusla karşılaşan çiftlerin çoğu, bunun bir tek kendi başlarına gelen bir felâket olduğunu sanır, sorunu kimseye anlatamaz, nereye başvuracağını yıllarca bilemez. Kendi durumlarında çok kişi olduğunu, bunun tanınan ve kısa sürede düzelebilen bir cinsel sorun olduğunu öğrenmek onları biraz rahatlatır. Bu sorun kadının hem kendi kadınlığında eksiklik olduğunu düşünmesine hem de eşine karşı suçluluk hissetmesine neden olur. Erkekte eşine karşı öfke, istenmeme ve reddedilme olarak yaşadığı için kırgınlık, sertleşme güçlüğü, bazen bekaret konusunda şüphe yaratabilir. Bazen adli olaylara, boşanmaya veya tecavüz girişimi ya da fiziksel şiddet davranışlarına neden olur. Birçok çift bir süre sonra cinsel birleşmeyi denemekten vazgeçer. Bu çiftin ilişkisi açısından daha olumlu bir durumdur, çünkü tekrarlanan denemeler ve her seferinde yaşanan hayal kırıklığı, çiftin cinsellikten uzaklaşmasına ve kavgalara yol açar. Ailelerin durumu biliyor olması sıklıkla sorunu ağırlaştırır, en azından çift üzerinde baskı oluşturur.
Vaginismuz olan kadın gebe kalabilir mi?
Vajinismusu olan bir kadın, cinsel birleşme gerçekleşmeden, olasılık düşük olmakla beraber, gebe kalabilir. Ancak tedavi görmeden önce, vajinal girişteki kasılma bebeğin çıkışına da izin vermeyeceği için, genellikle normal doğum yapamaz, ama sezeryanla çocuk sahibi olabilir. Gebelik ya da çocuk sahibi olmak vajinismusu düzeltmez.Çocuk arzulayıp cinsel birleşme olamadığı için gebe kalamayan çiftlere ,gebeliğin oluşumuna yardımcı olmak için kadın doğum uzmanı tarafından hafif bir anestezi ile aşılama (inseminasyon) veya tüp bebek uygulaması mümkün olmaktadır.
Vajinismusun tedavisi var mıdır?
Vajinismuz tedavi edilebilen bir hastalıktır. Vajinizmus davranışçı tedavi ve psikoterapi ile rahatsızlık normale dönmektedir. Başlangıçta kişinin kendi başına yapacağı ev ödevleri , daha sonra eşi ile birlikte devam ederek, eşler arasında karşılıklı güven ortamının sağlanması tedaviye yardımcı olmaktadır. Cinsel tedaviye en iyi ve en kısa sürede yanıt veren cinsel işlev bozukluğu olduğunu da söyleyebiliriz. Vajinismusun cinsel tedavisi, genellikle 2-3 ayda, 6-8 terapi oturumu ile, tam düzelme ile sonlanır. 2-3 görüşme ile 3 haftada düzelen nadir hafif vakalar olduğu gibi, 15-20 oturum ile tedavileri 6 ay devam eden zor vakalar da görülebilir. Vaginismus bir sağlık sorunudur. Bu nedenle,tedavisine diğer sağlık sorunlarına yaklaşıldığı gibi yaklaşılmalıdır. Vajinismus sorununun çözümü için eşlerin desteği ve katılımı çok önemlidir. Hastalığın nedeni çoğunlukla psikolojik kökenli olup tedavisi de bu yönde olmalıdır.
Vaginismusu olan kadınların bunun bir aile sorunu olmadan doktora başvurmaları gerekmektedir. Bu sağlık probleminin başarılı ve doğru bir tedavi ile çözüldüğünü göz ardı etmemeleri gerekmektedir.
Vajinizmuz tedavisinde hangi yöntemler denenmektedir ?
Vaginismus tedavisi için öncelikle özel ilgi alanı cinsel bozukluklar olan bir hekime başvurmak gerekmektedir.Doktor tarafından çiftin cinsel öyküsü alınır ve gerekli gördüğü durumlarda tam bir jinekolojik muayene yapılır. Ama vaginizmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler, hatta muayene hakkında konuşulması bile aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya sebep olabilir. Daha sonra bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için cinsel terapiye geçilir.
Cinsel terapi sırasında danışanlara ayna tutma egzersizleri, idrar tutma egzersizleri, çatı kaslarını gevşetme ve kasma egzersizleri, Kegel egzersizleri, parmak egzersizleri, çubuklarla genişletme egzersizleri, sınırlı penis girişi egzersizleri öğretilir. Doktor tarafından gerekli görülürse vajinanın plastik kanüller ( molt) veya parmaklarla genişletilmesi yapılabilir. Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcılar kullanılmalıdır. Cinsel terapide eşten gelen ruhsal destek çok önemlidir. Cinsel terapide ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulur.Uygun görmesi durumunda ilaç tedavisi de uygulanabilir. Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir. Son günlerde vajinismus tedavisinde botoks (botox) tedivisi de uygulanmaktadır.
Uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 90 -95'dir. Son olarak vajinismus kızlık zarının kalın olmasına bağlı ise veya hasta bunu bilinç altında bir engel olarak kabul ediyor ise , cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yani “hymenektomi” yapılabilmektedir.
|
| Cinsel Sorular ve Cevaplar- Cinsel Birleşme Sonrası Kanama - Geç boşalma nedeniyle ağrı- Kürtaj Sonrası Kanama - |
SORU:Merhaba, eşimle bazen birleşme anında ben acı duyuyorum. Acaba eşim çok geç boşalıyor sebep bu olabilir mi?
CEVAP: ErkeĞİn geç boşalması durumunda, kadının aldığı zevkte azalma meydana gelmesi sonucunda, vajinal kayganlığın azalması, oluşabilecek tahriş nedeniyle acıya sebebiyet verebilir.
SORU:Selam, eşim 40 yaşında ve ilişki sırasında oldukça geç boşalıyor. Kimilerine göre bu iyi bir şey olabilir, ama bana pek zevk vermiyor. Hatta boşalıncaya kadar kendisi de sıkıntı çekiyor ve zorlanıyor. Bu bir problemidir?
CEVAP: Erken boşalmanın bir problem olması kadar, geç boşalma da belki ondan daha fazla bir sorun olarak karşımızdadır. Çünkü, ilişki sırasında özellikle kadın için acı kaynağı da olabilir. Bazı kadınlar ki, özellikle geç uyarılma sorunu olanlarda, avantaj oluşturmasına rağmen, çoğunluk için tedavi edilmesi gerekli bir sorundur.
SORU:Erkeklerde hem boşalma hem de orgazm mı var? Eşim sadece rahatlamak için boşalıyormuş ve zevk için orgazm olmam lazım diyor. Bildiğim, erkekler boşalırken zevk aldığı ve sesler çıkardığı o anda orgazm oluyor. Acaba söylediği doğru mu?
CEVAP: Erkekler boşalırken zevk alırlar ancak aynı kadınlar gibi zevk almak subjektif bir duygudur ve tatminkar bir cinsel ilişki için sevişmenin önemli olduğu bir gerçektir. Bunun dışında her boşalma orgazm demek değildir.
SORU:Ben senelerdir sadece mastürbasyon ile klitoristen boşalıyorum, hiçbir zaman eşimle birleşme anında orgazm olamadım. 38 yaşında 1 çocuk annesiyim. Ben de aşırı derecede tüylenme var. Acaba sebep hormon bozukluğuna bağlı olabilir mi?
CEVAP: Hormanal bir dengesizlikte olabilir ancak bunun incelenmesi gerekir. Ancak her kadın her cinsel ilişkide vajinal orgazm yaşaması çok kolay değildir. Cinsel birleşme sırasında klitorisinizin de direk uyarılması gerekiyor olabilir. Bu sizin orgazm yaşamanızı kolaylaştıracaktır.
SORU:27 yaşında bir bayanım. Eşimle önceleri sevişmekten zevk alıyordum. Ancak bebeğimiz olduktan sonra uyarılma ve orgazm problemi yaşamaya başladım. Hormonal olabilir mi?
CEVAP: Daha önceden uyarılmada problemi yaşamıyorsanız, hormonal bir problem olduğunu düşünmek çok doğru değil. Büyük ihtimalle yorgunluk, kendinizle ya da vücudunuzun görüntüsü ile ilgili duyduğunuz kaygılar yüzünden eskisi kadar rahat hareket edemiyor olabilirsiniz.
SORU:Merhaba, ben 26 yaşında bir erkeğim. Yakında evlenmeyi düşünüyorum. Fakat benim penisimle ilgili bir sorunum var. Yaklaşık olarak 13-14 cm. Evlendiğimde eşime yeterli olabilir miyim? Cinsel hayatımızın bu sebep yüzünden kötü olmasını istemiyorum.
CEVAP: Penİs büyüklüğünün ne kadın ne de erkek cinsel tatmini ile bağlantısı yoktur. Cinsel ilişki sırasında vajina, penisi sararak kadının zevk almasını sağlar. 9 cm'den büyük olan penis uzunluğu normal sınırlar içinde kabul edilir. Bunu kafanızda sorun haline getirip bu konuda çekimser davranmanız problem olabilir. Onun dışında herhangi bir fiziksel sorun yaşamazsınız.
SORU:Cinsel ilişki sırasında 10 dakika içerisinde boşalıyorum. Bende erken boşalma sorunu var. 27 yaşıdayım ve bugüne kadar yalnızca 2 kez cinsel ilişkim oldu. Lütfen bu konuda bana yardımcı olun. Bu problemimden nasıl kurtulabilirim?
CEVAP: Erkekler boşalma kontrolünü zaman içinde cinsel deneyimleri arttıkça kazanırlar. İlk iki denemenizde heyecanlı olduğunuzdan ve nasıl davranacağınızı bilemediğinizden bunu yaşamış olmalısınız. Zamanla boşalma kontrolünü daha kolay sağlayabilirsiniz. Belki başlangıçta boşalacağınızı hissettiğinizde, kendiniz geri çekip penisi parmaklarınızla sıkıştırarak boşalmayı durdurup sonra yeniden birleşmeye devam edebilirsiniz.
SORU:Benim öğrenmek istediğim, penis ölçülerinin gerçekten büyütülebildiğinin ne kadar gerçek olduğu. Böyle bir şey var ise nasıl, ne ile ve ne kadar zamanda, ne boyutlarda büyütülebiliyor? Saygılarımla.
CEVAP: Penİs boyutunu büyütmek için uygulanan bir takım operasyonlar var. Ancak birkaç santimi geçmemektedir. Bu konu ile ilgili olarak, bulunduğunuz şehirde plastik cerrahi uzmanları ile görüşebilirsiniz.
SORU:İlişki sonrası vajinayı sadece suyla yıkamak yeterli midir? Hamile kalmayı önler mi?
CEVAP: İlİŞkİ sonrası vajen içerisini su ile yıkamak kesinlikle gebeliği engellemez. Aksine vajinal ortamı bozduğu ve mikropların üremesine zemin hazırladığı için kesinlikle uygulanmaması gereken bir yöntemdir. Bu şekilde bir korunma yöntemi yoktur. Korunma yöntemi olarak durumunuza göre spiral veya hormonal yöntemler seçilebir.
SORU:Oral seks sırasında mikrop kapma olasılığı nedir? Ne kadar sağlıklıdır?
CEVAP: Oral seks sırasında, ağız bölgenizde herhangi bir yara veya lezyon mevcutsa, bu şekilde viritik veya bakteriyal enfeksiyon ve hastalıklara yakalanma riskiniz mevcuttur.
SORU:Sanırım yakında menopoza gireceğim. Menopoza girmiş bir bayan bir daha orgazm olamaz mı? Cinsel hayatım bitecek mi?
CEVAP: Menopoza girmek cinsel hayatınızın bitmesi anlamına gelmez. Aksine bu dönemde gebe kalma riskiniz ortadan kalktığı için cinsellikten daha çok zevk almanız mümkündür. Bu dönemde cinsellikten soğuma sadece psikolojik nedenlerden ötürü oluşabilir. Menopoz cinsellikten zevk almanızı veya orgazm olmanızı engellemez.
SORU:Merhaba ben kürtaj oldum. Kürtajdan 1 hafta sonra tekrar bir birliktelik yaşadım. Birliktelikten 4 gün sonra da adet oldum. Hamile kalmam mümkün mü acaba? Teşekkür ederim.
CEVAP: Kürtaj sonrası dönemde yumurtalıklar tekrar faaliyete geçmektedir. Şayet yumurtlamanın olduğu dönemde ilişkiye girerseniz tabii ki gebe kalma riskiniz mevcuttur. Ancak kanama muhtemelen kürtaj sonrası oluşan lekelenmeler. Kürtaj sonrası 2-6 gün arasında görülebilir. Bu süreyi aşan kanamalarda enfeksiyon veya parça kalma riskine karşı kontrol olmanız gerekir.
SORU:Merhaba benim bir sorum vardı size, cinsel birleşmeden sonra partnerimin vajinasından kan geliyor ve bu bazen uzun sürebiliyor. Sebebini öğrenebilir miyim? Tedavisi nasıl olur? Teşekkür ederim.
CEVAP: Cİnsel ilişki sonrası kanama, vajinal iltihaplar veya rahim ağzı yaralara bağlı olarak görülebilir. Sorunun neden kaynaklandığını kesin olarak öğrenmek ve tedavi olmak için konu ile ilgili olarak bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının kontrolünden geçiniz. |
| Partnerler de tecavüz eder! |
Partnerler de tecavüz eder!
Kadınların çoğu tecavüzün sadece sokakta olduğunu düşünüyor. Evinde yapılan eyleme bu adı vermeye dilleri varmıyor. Evli kadınların çok azı eşi, eski eşi tarafından tecavüze uğradığını doğrudan açıklayabiliyor. Çoğunluğu, "iletişim sorunum" var demekle yetiniyor. Hiç azımsanmayacak sayıda kadın bu yüzden cinsel travmayla karşı karşıya. Çoğunlukla da gizlenen tecavüzlerin etkileri de yıllar sürecek travmalar yaratıyor. Tecavüzcüden kurtulsalar da izlerini silmekte zorlanıyorlar.
Prof. Dr. Yüksel tanımı şöyle yapıyor: "İstenmeden yaşanan her türlü cinsel uyaran verilmesine cinsel travma diyoruz. Dolasıyla evli olmak travmayı ortadan kaldırmıyor. Partnerlerin istediği zaman, istedikleri biçimde cinselliği yaşama hakkı vardır. Bunun dışında zorlama olursa cinsel travma, evlilik içinde tecavüz veya cinsel istismar adını vermek mümkün."
İstanbul Tıp Fakültesi’nde Doç. Dr. Ufuk Sezgin ile birlikte İstanbul Psikososyal Travma Programı’nı başlatan ve başkanlığını yürüten Prof. Dr. Şahika Yüksel eş-eski eş, sevgili-eski sevgili cinsel istismarının 1980’lerden beri giderek üzerinde daha çok durulan bir konu olduğunu söylüyor.
Evlilik içi tecavüzlerde kadınların en büyük risk altında olduğu dönem, baskı altında tutuldukları ayrılma dönemleri. Bu dönemde "Bana ait olan, benimdir. Nasıl gider?" diyen erkek cinsel taciz ve tecavüzlerde bulunabiliyor. Boşanmak kurtuluş anlamına gelmiyor. Özellikle çocuklar varsa. Babalar çocuklarını ziyaret ederken, eski eşlerinden, eskiden olduğu gibi "eşlik" yapmalarını bekliyor.
Doktorlara bile zor anlatıyorlar
Tecavüz ve cinsel istismar sonrası en sık stres bozukluğu, depresif bozukluklar, kaygı bozukluğu, organik nedeni olmayan ağrılar ve bayılmalar, madde-alkol bağımlılığı gibi psikiyatrik belirtiler görülüyor. Prof. Dr. Şahika Yüksel, "Kadınlar çoğu zaman ’eşim bana tecavüz ediyor’ diye gelmiyor. Uykusuzluk, baş ağrısı, sıkıntılı olma hali, unutkanlık gibi şikayetler bildiriyor. Biz sorarsak tecavüz, istismar çıkıyor" diyor. Yine depresyon, yoğun korku, her ufak uyarandan, değişiliklikten kaygı duyma, tetikte olma sık rastlanan belirtilerden. Mağdur bir yandan ağır yükü kaldırmaya çalışırken diğer yandan kendini suçluyor. Yaşadıklarını sakladıkça daha çok öfkeleniyor, sinirleniyor. Şikayetleri yıllarca sürebiliyor.
OLGU 1, İlk evlilikteki tecavüz ikincisine gölge yaptı
İlk evliliğini 16 yaşında yaptı. Hiç hazır değildi ama ailesi uygun görmüştü kocasını. Düğün yapıldı, telli duvaklı vardı yeni evine. İlk cinsellik deneyimi bütün yaşamını etkileyecek kadar travmatik oldu. Korktuğunu gören kocası elleri ve ayaklarını bağladıktan sonra tecavüz etti. Bu deneyim aslında aylar sürecek esaretinin ilk işaretiydi. 6 ay boyunca, sürekli kocasının tecavüzüne uğradı. Kocasına göre madem karısıydı, istese de istemese de birlikte olmaya hakkı vardı. Gerekirse dayağa başvurdu. Sonunda genç kadının canına tak etti, ailesine kaçtı. Yıllar sonra ikinci evliliğini yaptı. Aslında iyi geçiniyorlardı, seviyordu kocasını. Ekonomik sıkıntıları yoktu, iki çocukları olmuştu. Ancak birlikte aşmayı başaramadıkları sorunları cinsel isteksizliğiydi. Kendi bedeninden iğreniyordu. Cinsellik ona göre kötü bir şeydi. Bu şikayetle doktora başvurdu. Doktoru biraz kurcaladığında aslında sorunun ilk evliliğinde yaşadığı tecavüzlerden kaynaklandığını anladı. Uzun süren terapilerden sonra travmayı atlatmayı, normale dönmeyi başardı.
Hani yuva güvenliydi?
Prof. Şahika Yüksel, İnsanların kendilerini güvende ve korumada hissettiği yuvasında, kendi yatağında cinsel saldırı yaşamasının sarsıcı etkisine dikkat çekiyor: "Tacizci bir yabancıysa, zor da olsa bir kenara koymak mümkün. Ama bunu yapan eş ise travma büyüyor. Evliliklerde tek paylaşılan cinsellik değil, ortak yaşam sözkonusu. Evlenmek demek, ’Ben sana güveniyorum, bütün yaşamımı seninle geçirmeyi vaadediyorum, seninle yaşamanın benim için gurur verici olduğunu düşlüyorum’ demek. Böyle başlayan bir ilişkide zora başvurulması daha fazla zedeliyor kadını. Durumu ağırlaştırıyor. İntihara başvuranlar oluyor. Tüm bunlara rağmen evliliği bozma, mahremiyetlerini açığa çıkarma, kocayı şikayet etme kadınlık görevine uymaz, düşüncesi ağır basıyor. Başka bir cinsellik tanımadıkları için de ’ben yapamıyorum’ diye düşünebiliyorlar. Ancak yaşadıklarını başkalarına açtıklarında uygunsuzluğunu ve zarar verdiğini görme şansı olabiliyor."
OLGU 2, Randevulu tecavüz!
Henüz lise öğrencisiydi. Okula gidip gelirken bir sevgilisi oldu. Muhafazakar ailesi duysa belki okuldan bile alırdı... Aslında masum görüşmelerdi bunlar. Bir yerlerde oturup çay, kola içerlerdi. Bir de ara sıra el ele tutuşurlardı. Yine bir buluşmalarında lokantada yemek yediler. Yemekle içtiği kolasına aynen Yeşilçam filmlerindeki gibi ilaç atılmıştı. Kendine geldiğinde, lokantanın üstündeki otelin bir odasındaydı. Çıplaktı. Hatırlamıyordu olanı biteni. Ama başına geleni anladı. Utandı, ağladı. Erkek arkadaşı, "Ne ağlıyorsun, sen de zevk aldın" diye azarladı. "Çıplak resimlerini çektim, ailene söylerim" diye tehdit etti. Bir yıl boyunca korkudan ayağına gitti tecavüzcüsünün. "Artık evlenelim" dedi. Sevgiliden gelen yanıt, "Evlenmeden başkasıyla yatanı eş diye almam" oldu.
İlk Amerikalılar tanımladı
"Randevulu tecavüz"ü ilk kez Amerikalılar tanımladı. Araştırmalara göre üniversite kampus’lerinde görülen tecavüzlerin yüzde 80’i tanıdık biri veya randevulaşılan tarafından gerçekleştirilmiş. İki kişi çıkıyor, birbirlerine dokunuyorlar... Yemeğe gidiliyor. Buraya kadar normal ancak örneğin yemeğe götüren erkek, "Benimle yemeğe geldi parasını ben karşıladım, karşılığında yatacağız" diye düşünüyor. Kız arkadaşının "hayır"ını gerçek olarak algılamıyor. Tecavüz ediyor. Prof. Dr. Yüksel, benzer durumlara Türkiye’de de rastlandığını anlatıyor. "Randevulu tecavüz genellikle çok ağır yaşanıyor. Mağdur kendine, bedenine güvenini kaybediyor. Cinselliğe ilgisi azalıyor, onu olumsuz bir şey gibi değerlendiriyor. Sadece istismarı yapan kişiye değil, herkese ve bütün erkeklere karşı bir isteksizlik ve rahatsızlık ortaya çıkabiliyor. Tecavüze uğrayan genç kızlar kendilerini kirlenmiş, eksilmiş, suçlu görüyor. Erkekler bu düşüncenin farkında. Kızı ailesine söylemekle tehdit ediyor. ’Sana kimse inanmaz, isteyerek oldu, derim’ diyerek tecavüzü sürdürebiliyorlar" diyor.
|
| AİDS aşısı hüsranla sonuçlandı |
AİDS aşısı hüsranla sonuçlandı
ABD'de, AIDS hastalığına son verileceği vaadiyle başlatılan aşı denemeleri hüsranla sona erdi. Üretilen aşının denemeleri başarısızlık nedeniyle durduruldu. Aşılanan gönüllülere, kendi normal yaşamları sırasında başka insanlardan, AIDS'e yol açan HIV virüsü bulaşmasına engel olunamadı.
Denemeleri yapan Merck&Co. firması yetkililerince AP'ye bugün yapılan açıklamada, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından da kısmen mali olarak desteklenen uluslararası deneme çalışmalarına katılan deneklerin aşılanmasının durdurulduğu bildirildi. Yetkililer, sınırlı dozla aşılanan 741 gönüllüden 24'ünün, tam doz aşılanan 762 gönüllüden de 21'inin virüsü kaptığını söylediler.
|
| Tüp bebek - İVF |
İntrauterin İnseminasyon (IUI) veya Aşılama ne demektir?
İntrauterin inseminasyon kadının yumurtlama döneminde erkekten alınan spermlerin dışarıda belli işlemlerden geçirildikten sonra anne rahmine verilmesidir. Bu işlem öncesinde anneye bazı ilaçlar verilerek yumurtlama sağlanabileceği gibi, doğal adet döneminde de yapılabilir
IVF ve ICSI nedir?
In vitro fertilizasyon veya tüp bebek kadından alınan yumurtalarla, erkekten alınan spermlerin dışarıda laboratuar ortamında birleştirilmesi ve döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra anne rahmine yerleştirilmesidir. İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) veya mikroenjeksiyon ise erkekten alınan spermlerin direk olarak yumurtanın içerisine enjekte edilmesi ve yine döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra tekrar anne rahmine yerleştirilmesidir.
Kimlere Uygulanır?
Tüp bebek ilk defa 1978 yılında Edward ve Steptoe tarafindan İngiltere'de uygulanmıştır. Başlangıçta tüpleri tıkalı olan hastalar için düşünülmüş olan bir yöntem olarak uygulama alanına konmakla birlikte, bugün birçok hasta grubunun tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Simdi tüp bebek yönteminin uygulanabildiği hasta gruplarını kısaca gözden geçirelim
Tubal faktör:
Tubal faktör genel olarak tüplerin tıkalı olması veya tıkalı olmamakla beraber normal olarak fonksiyon göstermemesidir. Tüplerin açıklığının belirlenmesi için başlangıçta histerosalpingografi adı verilen rahim filmi çekilir. Ancak bu filmde tüplerin açık olması her zaman tüplerin normal olduğunu göstermeyebilir. Tüp ile çevre dokuları arasındaki yapışıklıklar veya tüp içerisindeki dokuların daha önce geçirilen enfeksiyonlar veya cerrahi girişimler nedeniyle azda olsa zedelenmesi, tüpler açık olmasına karşın, normal olarak fonksiyon göstermesini engelleyebilir. Bu nedenle tüplerin durumunu tam olarak gözlemleyebilmek için bazen laparoskopi gibi endoskopik tanı yöntemlerine gereksinim duyulabilir. Tüplerdeki tıkanıklığın yerine ve hasta yaşına bağlı olarak cerrahi şansı verilebilir. Özellikle daha önce tüpleri bağlanmış hastalarda cerrahi tedavi sonrası normal yollardan gebe kalabilme oranı oldukça yüksektir. Ancak tüp tahribatı fazla olan hastalarda ve tıkanıklığın tüpün rahimden uzak olan bölümünde olması durumunda cerrahi ile başarı şansı düşüktür ve tüp bebek uygulaması daha uygundur. Ayrıca hasta yaşının ileri olduğu hastalarda cerrahi ile zaman kaybedilmesi yerine direk olarak tüp bebek uygulanması daha uygundur. Daha önce iltihabi bir nedenle tüplerinde tıkanıklık saptanan bazı hastalarda ultrasonografide veya laparoskopi sırasında tüplerin içinde sıvı birikimi olduğu görülebilir. Hidrosalpenx adı verilen bu durumda tüp bebek uygulamadan önce tüplerin ameliyatla alınmasının gebelik oranını artırdığı bildirilmektedir. Bu nedenle bu grup hastalarda tüp bebek uygulamadan önce laparoskopik yolla tüplerin alınması önerilmektedir.
Endometriozis:
Endometriozis rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanamasına neden olan dokunun rahim dışında bir yere yerleşmesi olarak adlandırılır. Endometriozisin en çok yerleştiği dokulardan en önemlisi yumurtalıklardır. Yumurtalıklara yerleşen endometriozis bazen çikolata kisti adı verilen kistlere neden olabilir. Endometriozis genel olarak hastalığın yaygınlık durumuna göre 4 evrede incelenmektedir. Erken evrelerde çocuk olmasını nasıl engellendiği bilinmemekle birlikte, ileri evrelerde daha çok hastalığa bağlı olarak üreme organlarında oluşan yapışıklıklar ve tahribatlar nedeniyle gebelik gerçekleşmemektedir. Erken evre hastalarda direk gözlem ile veya aşılama ile çiftlerin bir bölümünde gebelik görülebilir. Yine ileri evre hastalarda cerrahi girişimle hastaların bir bölümü tedavi edilebilir. Belli bir gözlem süresi, cerrahi tedavi veya aşılama ile başarı sağlanmayan hastalarda son tedavi seçeneği olarak tüp bebek uygulanmaktadır.
Yumurtlama Bozuklukları:
Bilindiği gibi kadınlarda genellikle her ay yumurtalıklardan bir yumurta atılır. Ancak bazı hastalarda yumurtlama olayı seyrek olabilir veya hiç olmayabilir. Bunun en klasik örneği "polikistik over sendromu" adı verilen hastalıktır. Burada hastalarda yumurtlama seyrektir veya hiç gerçekleşmez, vücutta tüylenme olabilir, aşırı kilo alımı ve kısırlık görülebilir. Bu grup hastalarda eğer erkekte bir anormallik yoksa ilk tedavi seçeneği yumurtalıkların uyarılması ve uygun dönemlerde cinsel ilişkidir. Hasta gebe kalamamışsa aşılama ve son tedavi seçeneği olarak tüp bebek uygulamasına kadar gidilebilir.
Erkek Faktörü:
Çocuk sahibi olamama nedenlerinin yaklaşık % 50'sini erkeğe bağlı nedenler oluşturmaktadır. Bu nedenle çocuk sahibi olma isteği ile başvuran hastalarda ilk yapılması gereken tetkik sperm analizidir. Genel olarak sperm sayısının en az 20 milyon/ml, hareketinin en az % 50 ve normal şekilli sperm oranının Dünya Sağlık Örgütü Kriterleri'ne göre en az % 50 ve Kruger kriterlerine göre en az % 4 olması normal olarak kabul edilmektedir. Bu değerlerin herhangi birisindeki bozukluk normal yollardan bebek sahibi olunmasını zorlaştırabilir. Sperm sayı ve kalitesinde hafif bir bozukluk varsa öncellikle 4-6 ay aşılama denenebilir. Başarı sağlanmayan hastalarda direk olarak mikroenjeksiyon uygulanmaktadır. Ayrıca sperm sayı ve bozukluğu hafif olsa bile kısırlık süresi uzun ise aşılama yapılmadan direk olarak mikroenjeksiyona geçilebilir. Sperm sayı ve kalitesinde ileri derecede bozukluk olan hastalarda direk olarak mikroenjeksiyon uygulanmaktadır. Bazı hastalarda hiç sperm görülmeyebilir. Azospermi adı verilen bu durum sperm kanallarındaki bir tıkanıklığa veya testislerde sperm yapımındaki bir bozukluğa bağlı olabilir. Neden ne olursa olsun azospermide mikroenjeksiyon en iyi tedavi yöntemi mikroenjeksiyondur. Normal tüp bebek uygulaması ile başarı şansı çok düşüktür. Bu hastalarda PESA, MESA, TESA veya TESE adı verilen işlemlerle elde edilen spermlerle yumurtalar enjekte edilir ve döllenme sağlandıktan belli bir sonra elde edilen embriyolar transfer edilir.
Servikal Faktör:
Çocuk sahibi olamayan çiftlerde nedenlerin % 5 ile % 10'nu rahim ağzına ait faktörler oluşturur. Bu o bölgedeki bir enfeksiyon, anatomik bozukluklar v.b olabilir.
Açıklanmayan İnfertilite:
Çiftlerin % 10-15'nde çocuk sahibi olmaya engel olabilecek herhangi bir neden bulunamaz. Bu çiftlerde rutin olarak yapılan tetkiklerde bir neden bulunmamasına karşın, detaylı tetkiklerde bir bölümünde neden açıklanabilir, ancak bu tedavideki tutum konusunda büyük bir değişikliğe yol açmaz. Bu grup hastalarda ilk tedavi seçeneği yumurtalıkların verilen ilaçlarla uyarılması sonrası aşılamadır. Aşılama ile 4 ay başarı sağlanmayan hastalarda mikroenjeksiyon uygulanmaktadır. Yine evlilik süresi uzun olan hastalarda aşılama yapılmadan direk olarak mikroenjeksiyona geçilebilir.
İmmünolojik İnfertilite:
Çiftlerin bir bölümünde çocuk sahibi olamamanın nedeni eşlerden herhangi birinin bağışıklık sistemindeki bir bozukluk olabilir. Örneğin kadın erkek spermini tahrip eden antikor adı verilen maddeler üretebilir veya erkek kendi spermini tahrip eden antikorlar üretebilir. Ancak bağışıklık sistemindeki bu bozukluklar ile çocuk sahibi olamama arasındaki ilişki henüz kesin olarak ortaya konamamıştır. Bu hastalarda da ilk tedavi seçeneği aşılamadır. Başarı sağlanmayan hastalarda mikroenjeksiyon uygulanmalıdır.
|
| Kürtaj |
Kürtaj veya rahim tahliyesi rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sonlandırılmasıdır. Kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilir.
Evli kadınlarda yasal tahliye uygulamasında eşler de müdahaleye rıza vermelidirler.
Evli olmayan ve 18 yaşın üzerinde olan kadınlar kendi isteklerine göre hareket ederler.
"Yasal Tahliye" adından da anlaşılacağı gibi ülkemizde reşit kadınlarımıza tanınmış tümüyle yasal ve çağdaş bir haktır.
Kürtaj yalnızca ve ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanınca uygulanır. Yapılan işlem gizli kalır.
Ülkemizde düşük ilacı (RU-486) kullanılmamaktadır. Dünyanın çoğu ülkesinde (gelişmiş olan ülkeler dahil) ve bizde tahliye, aşağıda anlatılan vakum tekniği ile uygulanır.
Gebelik testiniz ister pozitif ister negatif olsun, asla "söktürücü iğne" gibi yöntemlere kendi kendinize başvurmayın. Bu ilaçların gebelik durumlarında işe yaramaları tıbben mümkün değildir.
"İlk hamilelikte uygulanan kürtaj sonrasında bir daha hamile kalınmaz!!"
BU YALNIZCA HURAFEDİR
Dikkatli ve vakumla uygulanan bir kürtajın kadının genital sistemine zarar vermesi beklenen bir durum değildir.
Gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda (anneyle ilgili gebeliğin riskli olduğu hastalıklar, bebeğin ileri derecede sakat olduğunun ya da öldüğünün belirlenmesi gibi) bu süre 10 haftayı aşabilir. Bu durumda birden fazla uzman doktorun kurul oluşturarak karar vermeleri gerekir. Uygulanması
Yasal tahliyeler hem lokal anestezi, hem de genel anestezi altında uygulanabilir. Genel anestezi her ne kadar maliyeti biraz artırsa da, işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından çağdaş ve etkili bir yöntemdir.Kürtaj Tekniği
Gebelik haftası ultrasonla belirlendikten sonra dikkatli bir jinekolojik muayene yapılır. Vajina ve rahim ağzı bakterilerden arındırılmak amacıyla dezenfekte edildikten sonra, rahim ağzını sabitlemek için plastik bir alet vajinadan yerleştirilir ve lokal anestezik madde uygun olarak rahim ağzı içine enjekte edilir, veya genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından gerekli işlemler başlatılır.
Daha sonra çok ince plastik kanüller rahim ağzından rahim içine ittirilir. Bazen rahim ağzı sert olabilir ya da gebelik 6. haftanın üzerinde olması nedeniyle daha geniş çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu durumda rahim ağzını genişletmek için özel "buji" adı verilen aletler kullanılır. Kanül yerleştirildikten sonra kanüle bir enjektör iliştirilir. Enjektörde oluşan vakum yardımıyla rahmin içi vakumla boşaltılır.
10. haftaya yakın olan gebeliklerde bazen rahim içine metal aletler sokularak rahmin tümüyle boşaltıldığından emin olmak gerekebilir, ancak bu çok ender bir durumdur.
Rahimin içi tümüyle boşaltıldıktan sonra kanül çıkarılır, diğer tüm aletler çıkarılır ve hastanın 10 dakika istirahatı sağlanır.
Tüm bu işlemler 6. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde 5 dakika, 6 ile 10 arası olan gebeliklerde 5-15 dakika sürer. Bu süre Kadın-Doğum uzmanının çalışma süresidir. Genel anestezi uygulandığında hastanın uyuması, işlemin yapılması ve hastanın kendine gelmesine 20-40 dakika eklenmelidir.
Riskler
Yasal sınırlar içinde (10. gebelik haftasına kadar uygulanan kürtaj) oluşması muhtemel riskler büyük oranda işlemi uygulayan Kadın-Doğum uzmanının tecrübesine bağlıdır.
Lokal anesteziyle yapılan uygulamalarda işlem esnasında en sık rastlanan sorunlar lokal anestezik maddeye aşırı duyarlılık ve vazovagal senkoptur (uterusun sabitlenmesi amacıyla takılan alet nedeniyle bayılma oluşması). Bu, geçici ve selim bir durumdur. Yaklaşık %1 oranında görülür.
İşlemden hemen sonra en sık görülen sorun bulantı ve kusmadır. Bazen bayılma hissi oluşabilir. Bu durum da yaklaşık %1 oranında gözlenir ve hayati tehlike yaratmayan geçici bir durumdur.
Bazen rahim ağzı kanülün geçmesine izin vermeyecek şekilde sert olabilir ve işlem yarıda bırakılabilir (görülme oranı: yaklaşık 700'de 1). Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir.
Gebelik çok erken ise (<5.5 hafta) tahliye başarısız olabilir. Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir. Tecrübeli bir Kadın-Doğum uzmanı erken bir gebeliği tahliye etme girişiminde bulunmak yerine belli bir süre bekledikten sonra tahliye etmeyi önerir.
Özellikle gebelik büyükse işlem esnasında aşırı kanama olabilir. Yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde oluşan kanamalar hayati tehlike yaratmaz.
Çok ender durumlarda ve çoğunlukla yasal sınırı aşan (10. gebelik haftası sonrası uygulanan) tahliyelerde işlem esnasında rahim delinebilir .
Özellikle çok erken gebelik haftalarında uygulanan tahliyelerde işlemden birkaç saat sonra görülen nadir bir sorun da rahim içinde kan birikmesidir (görülme oranı 500'de 1). Hayati bir tehlike yaratmayan bir durumdur ve rahmin içindeki kan boşaltılarak tedavisi sağlanır.
Enfeksiyon oluşacaksa bu genellikle işlemden 6-7 gün sonra ortaya çıkar ve kendini ağrı, akıntı, aşırı kanama şeklinde belli eder. Kürtaj sonrası verilen antibiyotikleri düzenli olarak kullanmanız durumunda bu sorun da ender olarak gözlenir.
İçeride "parça kalması" durumunda genellikle ilk iki haftada adet esnasındaki kanamadan çok daha fazla kanama görülür ve bu kanama pıhtı şeklinde ve koyu renklidir. Kanamanın ağrılı olması kural değildir. Bazen parça düştüğü gözlenebilir.
Geç dönemde görülen en önemli, ancak ender bir sorun işlem esnasında rahim iç tabakasının aşırı hasar görmesi sonucunda oluşan yapışıklıklardır (Asherman sendromu). Kendini kürtajdan 4-5 hafta geçmesine rağmen adet kanamasının olmaması ve ilaç tedavisiyle de kanama oluşturulamaması şeklinde gösterir. Usulüne uygun yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde ve özellikle de vakumla uygulanan işlemlerde ender olarak gözlenir.
Uyarılar ve tehlike işaretleri
Kürtajdan belli bir süre sonra (genellikle bir hafta sonra) kontrole çağırılacaksınız. Bu kontrol gebeliğin tümüyle sonlandırıldığından, enfeksiyon oluşmadığından, işlem esnasında spiral takılmışsa spiralin uygun konumda olduğunun belirlenmesi açısından çok önemlidir. Bu kontrol ihmal edilmemelidir. Eğer kanama, parça düşürme, aşırı ağrı, ateş gibi durumlar ortaya çıkarsa kontrol günü beklenmemeli ve hemen doktorla irtibata geçilmelidir.
|
|
| Goooogle Reklamları |
| Destek Olmak İçin Tıklayınız |
|
|
|
|